Akademik çalışmalarda objektifa yaklaşım; araştırmacının kişisel inanç, değer ve önyargılarından mümkün olduğunca bağımsız hareket etmesini ifade eder. Bilimsel üretimin temelinde her zaman tarafsızlık yer alır. Bunun nedeni bilginin güvenilirliği, araştırmacının değil verilerin konuşmasına dayanmaktadır. Buradan akademisyenlerin objektiflik açısından çok ciddi sorumluluk sahibi olmaları gerektiği sonucunu çıkarabiliriz.
Akademik Çalışmalarda Objektiflik - Objektifa
Objektifa bir akademik çalışmada kullanılan yöntem açıkça belirtilmeli, veri toplama araçları ayrıntılı şekilde açıklanmalı ve analiz süreci sistematik biçimde yürütülmelidir. Araştırmacı, hipotezini doğrulamak için verileri zorlamamalıdır. Aksine veriler hangi sonucu gösteriyorsa kendi bakış açısını değiştirip edindiği bilgiyi kabul etmelidir.
Bu noktada etik ilkeler büyük önem taşımaktadır. Verilerin manipüle edilmesi, seçici raporlama yapılması ya da karşıt bulguların görmezden gelinmesi objektifliğe zarar verir ve bilimsel güvenilirliği derinden sarsar.
Kendi çıkarı için, maddi kazanç elde etmek adına çeşitli şirketlerin fonladığı bu tip araştırmaların da dünyada örnekleri, ne yazık ki bulunmaktadır. Bu gibi durumlarda bilim insanına çeşitli cezai yaptırımlar uygulanır. Bilim insanlarının edindiği bulgular özellikle sağlık, gıda vb. gibi hassas noktalarda tüm insanlığa etki eden önemli bilgiler olduğundan bu kişilerin mutlaka dürüst ve şeffaf olması beklenir.
Akademide Eleştirel Düşünmenin Önemi
Dünyada yeni buluşlar hiçbir zaman var olan ve hep aynı konuları ilgilendiren durumlar üzerinden ilerlememiştir. Aksine birçok insanın imkansız olduğunu düşündüğü, hayal gücüne dayalı ve yüksek merakla birleşince objektifa çalışmalarla bazen uzun yıllar zaman alan çalışmalar sayesinde bugün birçok teknolojik icat kullanıyoruz.
Bu bilim insanlarının yaptıkları yeni buluşlarda temel olan eleştirel düşünebilmeleridir.
Araştırmacı kendi çalışmasını ve kullandığı kaynakları sorgulayabilmeli, farklı görüşleri de incelemeli ve alternatif açıklamaları da değerlendirmelidir. Bu tip bir eleştiri yaklaşımı ile literatür taraması yaparken sadece kendi görüşlerini destekleyen değil, karşıt fikirleri de objektifa şekilde incelemelidir.
Bu sayede hem kendi düşüncesine dair farklı eleştirel bakış açılarını yakalar hem de karşı tarafın neden o şekilde düşündüğünü anlamaya başlar. Böylece bazen her iki karşıt düşünce de deneyler, hesaplamalara dahil edilerek sorgulanabilir. Veriler ışığında araştırmacı kendi fikrinin doğru olduğunu veya yanlış olduğunu objektifa şekilde söyleyebilmelidir.
Bilimde ancak bu şekilde ilerleme sağlanır. Akademide bilim insanlarının karşıt düşüncelere karşı çok katı davranması değil saygılı olması ve gerçekten karşı tarafı dinlemesi gerekir. İki tarafın yapabileceği tek şey eleştiridir. Bu eleştiri yıkıcı değil yapıcı şekilde olmalıdır.
Aksi halde her taraf birbiri ile bölünseydi bilim dünyasında birçok buluşun önü kesilebilirdi. Bilimsel buluşlar bilim insanlarının önünde sunulup tüm bilim dünyasına duyurulduğundan çok katı fikirli, önyargılı güçlü bilim insanları bazı buluşları aşırı eleştirerek manipülasyona yol açabilir ve dünyanın gelişmesine çok ciddi zararlar verebilirdi. İşte bu nedenle akademide objektif ve eleştirel olmak en temel yapı taşlardan biridir, dersek abartmış olmayız.
Bilim Dünyası Tamamen Objektif mi?
İnsanın olduğu hiçbir yerde ‘mutlak’ ve her zaman her yerde geçerli gibi keskin ifadeler kullanmak zordur. Ünlü bilim insanı Einstein bile atomu parçalamanın kolay olduğunu ama insanların önyargılarını parçalamanın imkansız olduğunu ifade etmiştir. Bu cümleden belki de kendisinin daha önce pek çok bilim insanı tarafından atomun parçalanmasının imkansız olduğunun kabul gördüğü bir ortamda yaptığı deneylere karşı katı bir karşıtlık gösterdikleri çıkarımını yapabiliriz.
Ancak günün sonunda deneylerinde başarılı olan Einstein atomun parçalanabildiğini ispatlamıştır. Böyle bir veri karşısında artık bunların beyhude olduğunu ispat öncesi öne süren bilim insanlarının hala daha ‘bu imkansız, bu sahte’ gibi yorumlar yaptıklarını hayal edin. Eğer böyle olursa o bilim insanlarına artık güvenilmez. İşte, burada objektifliğin bilim için olmazsa olmaz derecesindeki önemini daha iyi anlayabiliriz.
Yorumlar