Objektifa olarak bugün objektif insanı yorumluyoruz. Objektif insan; olaylara, kişilere ve durumlara karşı kişisel duygu, düşünce ve önyargılarını geri planda tutarak yaklaşabilen kişileri nitelemek için kullanılan bir ifadedir. Karar verme sürecinde objektif bireyler kendi çıkarlarını, duygusal tepkilerini veya yakınlık/uzaklık ilişkilerini değil; eldeki verileri, gerçekleri ve kanıtlanabilir bilgileri dikkate alır.
Bu nedenle bu kişiler için önemli olan ‘kimin’ söylediğinden ziyade söylenenin ne derece ‘doğru ve tutarlı gerekçesi’ olduğudur. Bu yönüyle objektif insan değerlendirmelerinde adil ve tutarlı olmayı gözeten kişilerdir.
Objektif İnsanların Genel Davranışları
Objektif insanlar bir olay hakkında kesin bir kanıya varmadan önce farklı görüşleri dinlerler. Tek taraflı anlatımlarla yetinmez ve aceleci şekilde konuyu bir sonuca bağlamaktan çekinirler. Gerekli bilgiyi edinmeden hüküm vermemesi bu bireyleri tarafsız ve güvenilir kılmaktadır.
Günlük hayatta bu kişiler çatışmalı durumlarda daha çok dengeleyici bir rol oynar. Çünkü amaçları hiçbir zaman haklı çıkmak değildir. Onlar daha çok dürüst, haksızlıktan kaçınan ve adil olma ilkelerine göre hareket etmek isteyen bireylerdir. Bu sayede kararlarında daima gerçek ve doğru olan sonuca en yakın duran kişiler objektif bireylerdir.
Objektif kişiler genellikle olaylara duyguları ile değil mantıkları ile yaklaşırlar. Duygusal bireyler genel olarak sezgileri veya duygularını dinleyerek, kendisi için en iyi olanı bulmaya çalışır. Objektif bireyler ise konular üzerinde düşünür, değerlendirme yapar, mantığına güvendiği diğer insanlardan bilgi ve görüş almaya çalışır, bağlama göre konu üzerine kitaplar okuyabilir. Bu da objektif bireyleri hayatta davranış biçimleri konusunda daha tutarlı kılmaktadır. Ancak duygular değişken yapıda olduğundan duygusal bireylerde görülen mizacın zaman zaman farklılaşması söz konusu olabilmektedir. Bu durum objektif insanlara bakıldığında ise çok sık rastlanılan bir durum olmaktan uzaktır.
Yorumlar