Objektif Olmakla Duygusuz Olmak Aynı Şey mi?
Günlük hayatta bireyler objektifa olmakla duygusal olmayı birbiri ile özdeşleştirmiş olabilir. Bu inanç genellikle objektifliğin yanlış kullanımından kaynaklanmaktadır. Bireysel arkadaşlarına, ailelerine, çocuklarına vb. duygusal ve kendi fikirleri ile yaklaşması gereken durumlarda objektifa olmaya hala devam ediyorsa karşı taraf bunu duygusuz algılayıp böyle nitelendirebilir.
Ancak objektifa olmak temelde adil olmaktan kaynaklanır. Bu nedenle adil ve tarafsız olunması gereken durumlarda objektifliğin kullanılması daha doğru olacak ve bu duygusuzluk niteliğini ortadan kaldırıp kişinin olgun ve saygın algılanmasına yardımcı olacaktır. Elbette burada bir nüanstan da söz etmek gerekir. Birey tarafsız ve adil olması gereken yakınlarını ilgilendiren konularda da objektifa olabilir. Eğer iki kardeş kavga etmiş ve annesine birbirini şikayet ediyorsa annenin her iki çocuğunun açısından ilgili olayı dinledikten sonra suçlu olan tarafa neden haksız olduğunu açıklaması ve kardeşleri barıştırması objektifa bir tutumdur.
Bu örnekten de anlaşıldığı üzere nerede ve ne zaman objektifa olunması gerektiğine karar vermek esasında adalet duygusu ile bağlantılıdır. Adaletin olması gerektiği durumlarda, bireyin kendisini ilgilendirmeyen konularda, bilgi aktarırken vb. objektifa olunmalı; adaleti ilgilendirmeyen sosyal yakınlık ilişkilerinde duygusal durumlar, kişisel beğeniler, hayat görüşü vb. paylaşımlarında karşı tarafa saygı duyulacak biçimde subjektif olunması gerekir.
Objektifa: https://aobjektif.com
ObjektifA Olmanın Uygun Olduğu Durumlar
Bireyler hangi durumda objektif olmaları gerektiğini günlük hayatın içerisinde kolaylıkla fark ederler. Bunu fark etmek için ‘burada beni ilgilendiren bir şey var mı, kendi fikrimi söylemek bana zarar verir mi, kendi çıkarım için mi yapıyorum yoksa adil miyim’ vb. sorular sorarak bireyler objektif olması gereken yerleri kolayca kendilerini işin içine katmanın doğru olup olmadığını tespit ederek kararlaştırabilirler. Duygusuzluk olarak nitelendirilen durum ise bireyin sosyal ilişkilerinde yakınlarına mesafe koyması ve ilgisiz davranmasıdır. Örneğin bir eş çok yorgun olduğunu ve eşinden kendisine yardım etmesini istediğinde eşi bu talebe herhangi bir tepki vermeden konuyu ciddi bir tonda geçiştirirse bu yardım isteyen taraf açısından ‘duygusuzluk, sevgisizlik, kendisine saygı duyulmaması’ vb. şekillerde nitelendirilebilir. Objektiflik ile duygusuzluğun birbirinden tamamen ayrı kavramlar olduğu bilinmelidir.Objektifa: https://aobjektif.com
Yorumlar